Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2012/2676 Esas 2012/4647 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/2676
Karar No: 2012/4647
Karar Tarihi: 05.07.2012

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2012/2676 Esas 2012/4647 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2012/2676 E.  ,  2012/4647 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - KARAR -
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken 05.09.2003 tarihinde ortaklıktan ihraç edildiğini, bu kararın iptali için açılan dava sonunda ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 07.04.2005 gün 2004/428 Esas 2005/112 Karar sayılı ilamı ile ihraç kararının iptal edilip, kararın 17.11.2006 tarihinde kesinleştiğini, ancak davalının müvekkiline isabet eden dairenin satılmasına karar verildiğini, müvekkili tarafından genel kurulun iptaline ilişkin olarak açılan dava sonunda ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 13.03.2008 gün 2007/376 Esas 2008/139 Karar sayılı ilamı ile kararın iptal edilip, 12.05.2008 tarihinde mahkeme kararının kesinleştiğini, davalının mahkeme kararlarını uygulamadığını, müvekkilinin ortaklık haklarını teslim etmediğini, müvekkiline isabet eden taşınmazı vermediğini, böylece müvekkilinin kira gelirinden mahrum kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı 50.000,00 TL zararın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, üyelik aidatlarını ödemediği gibi diğer üyelerin aidat ödemeleri ile yapılan işlerden istifade etmeye çalıştığını, davacının yaptığı haksız davranışlar sonucu kooperatif ve diğer üyelerin zarara uğradığını, davacının halen kooperatif üyesi olduğunu, ancak müvekkiline çok fazla borcu olduğunu, davacının borcunu ödedikten sonra konut teslimini talep edebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacının, davalı kooperatif üyesi olduğu, ancak 1989 yılı Eylül ayından itibaren davalı kooperatife aidat ödemesi yapmadığı ve dava tarihi itibari ile borcunun 18.202,36 TL olduğu, halen davalı kooperatifin elinde davacıya tahsis edilebilecek boş bir dairenin bulunduğu, davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmeden, konut tahsisi talep edemeyeceği gibi kira gelirinden mahrum kaldığı nedeni ile tazminat talebinde de bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, alınması gereken harç peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Hemen Ara

    Whatsapp ile görüş