Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2011/1238 Esas 2011/753 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/1238
Karar No: 2011/753
Karar Tarihi: 04.10.2011

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2011/1238 Esas 2011/753 Karar Sayılı İlamı

     Özet:

Davalılar, davacının kefaletiyle aldıkları kredi borcunu ödememesi üzerine davacı kooperatifin icra takibi başlattığını ancak itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile %40 tazminatın reddini talep etmişlerdir. Mahkeme, davacının kefaletiyle ödediği kredi borcunun tahsili için yapılan icra takibine davalıların itirazının iptaline ve %40 tazminata hükmetmiştir. Ancak temyiz incelemesi sonucunda, mahkemenin eksik incelemeye dayalı olarak sadece takip talepnamesindeki miktar esas alınarak hüküm kurması hatalı bulunmuştur. Bu nedenle, davalıların temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozulmuştur.
Kanun Maddeleri:
- Borçlar Kanunu'nun 476. maddesi (Kefaletin Şekli)
- Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi (Kefilin Hakları)
- Borçlar Kanunu'nun 485. maddesi (Kefilin Borçtan Kurtulması)
- Borçlar Kanunu'nun 486. maddesi (Kefilin Hakları)
- Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi (Kefilin Borç Ödeme Süresi)
- Borçlar Kanunu'nun 488. maddesi (Kefilin İcabı)
- Borçlar Kanunu'nun 492. maddesi (Kefilin İcra Takibine Karşı Hukuki Yolları)
- Borçlar Kanunu'nun 493. maddesi (İcra Takibinde İtirazın Bildirimi)
- Borçlar Kanunu'nun 15. maddesi (Haksız Fiil Sorumluluğu)
- Borçlar Kanunu'nun 104. maddesi (Faize Faiz İşletilmesi)
23. Hukuk Dairesi         2011/1238 E.  ,  2011/753 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVALILAR :

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-

    Davacı vekili; müvekkilinin davalı borçluların ...AŞ’den aldıkları kredi sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzasının bulunduğunu, kredi borcunun davacı kooperatif tarafından ödendiğini, ödediği bedelin tahsili için asıl borçlu davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak itiraz nedeni ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar, davacının aynı alacak için daha önce de icra takibi yaptığını, itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının reddedildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalıların davadışı bankadan aldıkları krediye davacı kooperatifin kefil olduğu, kredi borcunun davacı kefil tarafından ödendiği, ödediği meblağın asıl borçlulardan tahsili için icra takibine başladığı, aynı alacak için daha önce görülen davada alacağın henüz muaccel olmadığı gerekçesi ile mahkemece davanın reddedildiği, dava konusu takibin ise borcun davacı kefil tarafından ödenmesinden sonra yapıldığı, davacının davalı borçlulardan alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazın iptaline ve %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Uyuşmazlık, kefil sıfatı ile davacı tarafından ödenen kredi borcunun asıl borçlu davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece; davalının takip tarihi itibariyle borcunun tespiti için uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirip uygun sonuç dairesinde ve BK."nun104/ son maddesi uyarınca faize faiz işletilmesine engel olacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak takip talepnamesindeki miktar esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi..






    Hemen Ara

    Whatsapp ile görüş